Sosyal devlet sizlere ömür! « habersiz.com.tr

17 Eylül 2021 - 19:35

Sosyal devlet sizlere ömür!

Sosyal devlet sizlere ömür!
Son Güncelleme :

10 Eylül 2021 - 21:12

Sosyal Devlet olmadığımızı ta çocuk yaşta anlamıştım… İki memur anne baba yıllarca çalışıp didinip hem bizi okutup, hem uzun vadede taksitle alınmış bilumum beyaz eşyaya (baş köşede). Emekli olduklarında ise ikisinin ikramiye toplamı ile anca mutevazi ev alabilirler miydi hiç?!

Avrupa ve ABD filmlerinde öyle miydi? Beyaz eşya (kilerde), bilumum çesit araba alma özgürlüğü, EĞİTİM Temel ihtiyaçlar kapsamındaydı .
Rahmetli annem emekli olduğu kurumda bile son günlerinde taburcu(!) edilme uğraşları ile ömrünü tamamladı. Yıllarca özveri ile çalıştığı hastane bi kuru yatağı rica minnetle bahşetti. Nice sağlıkçı emekçisini de görüyorum… Bizzat şahit olduğum Nafiye Abla’mız onu tanıdığımda bitişik lojmanımızda 19 yaşında ebe ablamızdı. Yıllarca kelimenin tam manasıyla o dönemin tüm saglık çalışanları gibi çetrefilli şartlarda gece-gündüz dağ-tepe doğumdu, aşıydı, aile planmasıydı can siparene çalışıp resmen hayatını vakfetti. Eee şimdilerde nasıl kendi rahatsız olsa emek verdiği her kurumdan bin prosedür ile karşıkarşıya…

Kendimden biliyorum. İnsan emek verdiği kurumdan, iş yerinden vefa göremeyince hem saşkın, hem üzgün hissediyor. Burda bahis ayrıcalık tanınması değil. O nasıl zamanında gecenin 02.30’unda uzak köye tanımadığı insanlarla araçla doğuma, bi can kurtarmaya gidiyorsa korkusuz sizin de gerektiğinde tıpkı o meslek aşkıyla el vermenizdir.

Emekçinin hiç bi koşulda hükmü yok. Sanki memuriyet hayatında mekanik bi piyonsun. Devlet ile ilişiğin kesildiğine iki kuruşa talim eden devlete zûl gelen bi ihtiyaç sahibisin.

Çünkü, yaşarken çalıştığın sürece ayaklarını tam teşekküllü maddi-manevi yere basmasına imkân vermeyen sistem “emekli oldum biraz dinleneyim” dediğin yaşta diz çoktürüyor. Hem sağlığın yok, hatta yıllarca yıprandığın kapıda bi gıdım forsun bile yok “sıra al, sıra al, sıra al” her kapıdan.
İçeriği farketmez. Devlet memurunu sevmiyor işçiyi, menfati için sırtını kolladıgı kişilere sırtını sıvazlatıyor.

Devlet artık çarkında kullanamadığı yaşı geçkin her bireye “ölsün” diye gözüne bakar olmuş. Yeni yetme çalışanların bezgin ve göz belerten hâlleri size değil. Sakin üzülmeyin, onlar da düşmüş bi çarka.

Yıllarca iki kapılı buzdolabına çalış, milenyum yılında bi parmak bal çalan az biraz refaha kavuş ve tam rahat edeceğin, palazlanman gereken yaşta bin hazin hikâye ile yaşamın son bulsun…

Ah anneciğim! Parmağından eksilmeyen hatta dirseklerine bazen bizi gülümseten o nurlu yüzüne çalınan o mühür karası simdilerde yüreğimizde basılı…
Yıllarca sosyal hayatında da, iş hayatında da kıt kanât geçimle arı gibi üstelik kibarlığı gülümsemeyi hiç bırakmadan çalıştın.
Ne oldu?
Sevgin, saygın hakkın sadece bizde saklı kimse bilmez, bizde kimseninkini bilemeyiz…
Önce kendimize, devletimize çalıştığımızı sanırken gider ayak kazın ayağının hiç de öyle olmadıgını anlıyorsun.
Annemden yadigâr bi kaç parca eşya ama hükmü yok. Çünkü kendisi yok. Yemişim çulu çaputu… Keşke biraz daha ömrü vefa etseydi ana kız en basit eylem çay içebilseydik mesela, ya da uzaktan sesini duysaydım…
Keşke kanının son damlasına kadar can hiraş kendini yıpratarak çalışmasaydı mesela…

Sosyal devlet olmadığımız kesin. Sosyal denekleriz biz… Değirmenin alt taşında dayanıklılığımızı test ediyor bizi öğüten sistem!
Yere düşen ayrılan taneler canımız ciğerimiz, peki “hayat devam ediyor” diye bizi oyalayan ne?
Tabi ki kendi düşüşümüz…
Kalan meta ve canlara selam olsun yok ki, bi farkları eskiye eskiye yitiyoruz çer-çöp hayatlar iki fatiha, o da adını kim hatırlarsa en son.
Hüküm yok. Büküm var !
Önce yaşarken boynunu bükmekle başlıyorlar işe. Devlet elinden sonrası çorap sökügü…
Köprü ve duble yollar gözünüzü boyuyorsa ne âla!!!

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.