TMSF’DEN 116 MİYON DOLARLIK ‘HATA’ « habersiz.com.tr

17 Mayıs 2022 - 04:52

TMSF’DEN 116 MİYON DOLARLIK ‘HATA’

TMSF’DEN 116 MİYON DOLARLIK ‘HATA’
Son Güncelleme :

29 Ekim 2021 - 5:49

2020 yılına denetimlerine ilişkin Sayıştay raporlarının yayınlanmasıyla kamu idarelerinin usulsüz işlemleri ardı ardına ortaya çıkmaya başladı. Son olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF), ‘hata’ sonucu bir şirkettin borcuna istinaden tahsil etmesi gereken miktardan 116 milyon dolar eksik tahsil ettiği ortaya çıktı. Konuyu yazılı bir soru önergesiyle gündeme getiren CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, hatalı işlemin geçmiş Sayıştay raporlarına yansımasına rağmen tek bir işlem dahi yapılmadığını söyledi.

Sayıştay’ın 2020 yılı denetimlerinde, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından el konulan gruplardan alacakların hesaplanmasında yaptığı ‘hata’ların milyonlarca dolarlık kayba neden olduğu ortaya çıktı. Geçmişte özerk bir yapıya sahipken hükümet sistemi değişikliğinin ardından Cumhurbaşkanlığına bağlanan TMSF’nin 116 milyon dolarlık eksik tahsilatı konusunu yazılı bir soru önergesiyle gündeme getiren CHP’li Karabat, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye bir soru önergesi sundu.

İSMİ SIR GİBİ SAKLANIYOR

Önergesinde Fon’a devredilen bir bankanın borçlarının tahsili için aynı borçtan sorumlu olan bir başka şirket ile protokol imzalandığını ifade eden Karabat: “TMSF’ye borçlu bir bankadan yapılan tahsilat nasıl oluyorsa ‘yanlış’ hesaplanmış. Burada basit bir hatadan bahsetmiyoruz. Kamuya maliyetinin 116 milyon 363 bin 208 dolar olan bu hatanın güncel kurdan karşılığı 1 milyar 110 milyon TL’nin üzerinde. Sayıştay bu tespiti yeni de yapmadı. Ayrıca geçtiğimiz yıl TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda da konu gündeme geldi. Aradan iki yıl geçmesine rağmen ne hatalı işlem düzeltildi ne de söz konusu bankanın ismi açıklandı. Neden ismi saklanıyor?” dedi.

Sayıştay raporunda duruma ilişkin şu tespite yer verildi: “Bir borçlu grup ile Fon arasında 01.02.2019 tarihinde imzalanan Protokole ilişkin olarak yapılan borç hesaplamasında, 29.01.2010 tarihinde yapılan 232.726.417 USD tahsilatın 31.05.2010 tarihi itibariyle hesaplanan borç miktarına %50 iskonto uygulandıktan sonra mahsup edilmesi sebebiyle nihai borç miktarının 116.363.208 USD eksik hesaplandığı görülmüştür.”

Sorunun borçlu grupla yapılan iskonto anlaşmasından kaynaklı olduğunu ifade eden Karabat, “Bu iskonto neye istinaden uygulanmış belli değil. Geçmişte yapılan tahsilatların arasından 232.726.417doların, tahsilat tarihinden yaklaşık dört ay sonra grubun borç miktarına %50 iskonto uygulanmış. Sanki grup daha önce borcuna dair hiç ödeme yapmamış gibi geçmişte yaptığı ödemeler indirim sonrası mahsup edilen borçtan düşülmüş. Dolayısıyla bu yolla kamu ciddi miktarda zarara uğratılmış.” dedi.

Karabat’ın yanıtını beklediği sorular şöyle:

1-Fon’a devrolan ve 116.363.208 USD eksik tahsilat yapılan kurum ya da kuruluş hangisidir?

2-Bu eksik hesap hatasına ilişkin kurum tarafından bugüne kadar ne gibi iş ve işlemler yapılmıştır?

3-Yapılan hatalı işlemden dolayı kurum bünyesinde dava ya da soruşturmaya konu olan bir iş ve işlem yapılmış mıdır? Açılmışsa bu dava ya da soruşturmaların akıbeti ne olmuştur?

4-Bulgu konusu husus 2019 yılı Sayıştay Denetim Raporunda da yer almasına rağmen idare tarafından rapor yazım tarihine kadar herhangi bir düzeltici işlem ya da tahsilat yapılmamasının gerekçesi nedir?

 

BULGU 1: Fon’a Borçlu Gruptan Yapılan Tahsilatın İskontolu Borç Tutarından

Mahsup Edilmesi Sebebiyle Nihai Borç Miktarının Eksik Hesaplanması

Borçlu grup ile Fon arasında 01.02.2019 tarihinde imzalanan Protokole ilişkin olarak

yapılan borç hesaplamasında, 29.01.2010 tarihinde yapılan 232.726.417-USD tahsilatın

31.05.2010 tarihi itibariyle hesaplanan borç miktarına %50 iskonto uygulandıktan sonra

mahsup edilmesi sebebiyle nihai borç miktarının 116.363.208-USD eksik hesaplandığı

görülmüştür.

Fon’a devrolan …bank A.Ş. hâkim ortağı grubun Fon’a olan borçlarının tasfiyesini

teminen, grup ile Fon arasında 01.02.2019 tarihli ve 2019/61 sayılı Fon Kurulu Kararı

doğrultusunda 01.02.2019 tarihinde imzalanan nihai Protokol’ün borç miktarı; 31.05.2010

tarihi itibariyle borçlu grup ile mutabık kalınan toplam borç tutarı olan 1.563.457.899-

USD’ye %50 iskonto uygulandıktan sonra gruba ait varlığın %50 hissesinin satışından elde

edilen 232.726.417-USD ile diğer tahsilatların düşülmesi ve ilavelerin eklenmesi suretiyle

hesaplanmıştır.

Ancak yapılan incelemelerde; 01.02.2019 tarihli Protokole ilişkin olarak yapılan

31.05.2010 tarihli borç hesaplamasında, 19.01.2010 tarihinde gruba ait varlığın %50

hissesinin satışından Fon hesaplarına intikal eden 232.726.417-USD tutarın grubun bu tarih

itibariyle 1.563.457.899-USD olan borcundan mahsup edilmeyerek, 31.05.2010 tarihi

itibariyle grubun borcuna %50 iskonto uygulandıktan sonra düşüldüğü (Tablo 3 beşinci satır)

ve bu suretle grubun borcunun 116.363.208-USD eksik hesaplandığı tespit edilmiştir (Tablo 4).

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 132’nci maddesinin onuncu fıkrasında; Fon’un takip ettiği alacaklar ile ilgili olarak iskonto da dâhil olmak üzere her türlü tasarrufta

bulunmaya yetkili olduğu belirtilmiştir. Ancak bu hükme göre Fon’un sahip olduğu genel

yetkinin takipli alacaklara ilişkin olduğunu ve yasal takip akabinde tahsilata dönüşmüş bir

alacak için Fon’un alacak miktarını azaltıcı bir tasarrufta bulunma yetkisinin bulunmadığını

belirtmek gerekmektedir.

5411 sayılı Kanun’un “Fonun alacaklarının tahsiline ilişkin diğer yetkiler” başlıklı

134’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; Fon’un yönetim ve denetimini devraldığı şirketlerin

varlıklarının satışını gerçekleştirmeye ve bu satışlardan elde edilen tutarları Fon alacaklarına

mahsup etmeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Burada Fon’un yetkisi, 5411 sayılı

Kanun’da yer alan hükümler çerçevesinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan

tahsilatları gerek borçlu gerekse alacaklı bakımından herhangi bir hak kaybına sebebiyet

verilmemesi suretiyle borçlunun borcundan mahsup etmektir. Yapılan incelemelerde bu

konudaki genel uygulamanın borçlulardan yapılan tahsilatların tahsil tarihi itibariyle

borçlunun borcundan mahsup edilmesi yönünde olduğu; ancak somut olayda yapılan

tahsilatlar arasından sadece yüksek tutarlı olan 232.726.417-USD’nin tahsilat tarihinden

yaklaşık dört ay sonra grubun borç miktarına %50 iskonto uygulandıktan sonra Fon

alacaklarından mahsup edildiği anlaşılmıştır.

Fon özel kanunla kurulmuş bir kamu idaresi olup, Kurumun temel görevlerinden biri

Fon alacaklarını 5411 sayılı Kanun’da yer alan hükümler çerçevesinde 6183 sayılı Amme

Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre takip ve tahsil etmektir. Bu itibarla,

borçlu gruptan yapılan tahsilatların tahsil tarihi itibariyle grubun borcundan düşülmesi ve Fon

alacaklarında eksilmeye sebebiyet verilmemesi gerekmektedir.

Kamu İdaresi her ne kadar bulgumuzdaki değerlendirmelerin yerindelik denetimi

niteliğinde olduğunu iddia etse de; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 35’inci maddesinin

ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenmiş olan düzenlilik denetimi tanımına bakmak

gerekirse;

“Düzenlilik denetimi, kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin mali

nitelikteki tüm hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup

olmadığının tespitini kapsayacak şekilde yapılır.”

Anılan maddenin yerindelik denetimine ilişkin düzenlemesi ise şu şekildedir:

“Kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin mali nitelikteki tüm hesap ve işlemlerinin denetiminde; yetkili merci ve organlar tarafından usulüne uygun olarak

alınan karar veya yapılan iş ve işlemlerin mevzuata ve idarelerce belirlenen hedef ve

göstergelere uygun olmasına rağmen, yönetsel bakımdan gerekliliği, ölçülülüğü, (…) uygun

bulunmadığı yönünde görüş ve öneri içeren yerindelik denetimi sayılabilecek denetim raporu

düzenlenemez.”

Madde hükmünde yer alan “yetkili merci ve organlar tarafından usulüne uygun olarak

alınan karar veya yapılan iş ve işlemlerin mevzuata ve idarelerce belirlenen hedef ve

göstergelere uygun olmasına rağmen,…” ifadesi, bu maddedeki en temel husus olarak, neyin

yerindelik denetimi sayılıp sayılmayacağının başlıca kriteridir. Kanun hükmü, yetkili

mercilerin kararları usulüne uygun almasını, yapılan iş ve işlemlerin mevzuata uygun

olmasını, olmazsa olmaz koşul olarak belirlemektedir. Dolayısıyla mevzuata aykırı iş ve

işlemler hakkında yapılan tespitlerin yerindelik denetimi değil düzenlilik denetimi

kapsamında olduğu açıktır.

Sonuç itibariyle, borç miktarına iskonto uygulanmadan önce yapılan 232.726.417-

USD tahsilatın Fon tarafından %50 iskonto uygulandıktan sonra mahsup edilmesi grubun

tahsilatlarını artırıcı, borç miktarını azaltıcı işlem mahiyetinde olup, yapılan bu işlemle grubun

borç miktarı 116.363.208-USD eksik hesaplanmıştır.

 

BULGU 9: Fon Alacaklarına Mahsubu Yapılmak Üzere Fon Hesaplarında

Bekleyen Tutarlardan Mevzuata Aykırı Ödemede Bulunulması

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (Fon) alacaklarının tahsilini teminen, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümlerinin tatbik edilmesi sonucunda takibi ve tahsilatı yapılmış ve Fon alacaklarına mahsubu yapılmak üzere Fon hesaplarında bekleyen tutarlardan, Fon’un yönetim ve denetiminde bulunmayan Fon’a borçlu grup şirketlerinin yapılandırılmış kamu borçları ile sair borçlarına münhasıran Gruba para aktarıldığı ve Fon alacaklarının teminatını oluşturan varlıklarda eksilmeye sebebiyet verildiği görülmüştür.

5411 sayılı Kanun’un 132’nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında; Fon alacaklarının takibi ve tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı; Fon’un 6183 sayılı Kanun’un uygulamasında anılan Kanun’un Maliye Bakanlığı tahsil dairesi ve diğer makam, merci ve komisyonlara verdiği yetkileri kullanacağı hüküm altına alınmıştır. Yine 5411 sayılı Kanun’un 134’üncü maddenin beşinci fıkrasında, 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haczedilen varlıklar da dâhil olmak üzere diğer tüm hak ve varlıkların bir araya getirilerek TİB oluşturulması ve bu şekilde alıcısına geçişini sağlayacak şekilde satışı düzenlenmiş, aynı maddenin sekizinci fıkrasında ise TİB kapsamında veya ayrı ayrı cebri icra yoluyla satışlarından elde edilen bedelden hangi borçların ödenebileceği tahdidi olarak sayılmıştır. Buna göre, satışa konu varlıkların ait olduğu şirketlerin geçmiş dönem borçları, 6183 sayılı Kanun kapsamındaki kamu borçları ile GSM imtiyaz sözleşmesinden doğan Hazine payı borçları ödendikten sonra var ise kalan kısım, kişilerin diğer kamu kurum ve kuruluşları ile üst kurullara olan borçlarına garameten taksim edilerek ödenebilecektir.

Benzer şekilde, 6183 sayılı Kanun’un 47’nci maddesinin ikinci fıkrasında, “Amme

alacağına karşılık cebren tahsil olunan paralar; önce parayı tahsil eden dairenin, artarsa

aynı amme idaresinin takibe iştirak etmiş olan diğer alacaklı tahsil dairelerinin takip konusu

alacak aslı ve fer’ilerine orantılı olarak mahsup edilir” ve 74’üncü maddesinde, “Satıştan

elde edilen bedelden, takip masrafları ve takip edilen amme alacağı düşüldükten sonra geriye

kalan kısım borçlunun ödeme zamanı gelmiş veya muacceliyet kesbetmiş borçlarına mahsup

edilir (…)” denildiğinden cebri icra satışlarında; ihale bedelinin -ihale bedelinden öncelikli

olarak ödenebilecek borçlar dışında- hiçbir amaçla kullanılmaması gerekmektedir.

Bu nedenle, TİB oluşturulmak suretiyle olsun veya olmasın cebri icra satışlarında,

ihale bedelinden öncelikli olarak ödeme yapılanlar dışında kalan bakiyenin ve Fon

alacaklarının tahsilini teminen 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haczedilen hak ve

varlıkların Fon alacağına mahsup işlemi yapılıncaya kadar başka bir amaçla kullanılmaması

gerekmektedir. Ancak, 6183 ve 5411 sayılı Kanun hükümlerinin tatbik edilmesi sonucunda

takibi ve tahsilatı yapılmış ve Fon alacaklarına mahsubu yapılmak üzere Fon hesaplarında

bekleyen tutarlardan, Fon’un yönetim ve denetiminde bulunmayan Fon’a borçlu grup

şirketlerinin yapılandırılmış kamu borçları ile … Bankası A.Ş.’ye olan borcun ödenmesi için

2016 yılında Grup şirketlerine toplam 196.638.628,29 TL ve 8.305.982,00 GBP aktarıldığı

tespit edilmiştir.

Diğer taraftan, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 132’nci maddesinin onuncu

fıkrasında; Fon’un takip ettiği alacaklar ile ilgili olarak iskonto da dâhil olmak üzere her türlü

tasarrufta bulunmaya yetkili olduğu belirtilmiştir. Ancak bu hükme göre Fon’un sahip olduğu

yetkinin takipli alacaklara ilişkin olduğunu ve yasal takip akabinde tahsilata dönüşmüş

alacaklar için hüküm ifade etmediğini belirtmek gerekmektedir. Kaldı ki, yukarıda yer verilen Kanunların özel düzenleme içeren maddeleri karşısında, Fona takipli alacaklar ile ilgili genel

yetki veren 5411 sayılı Kanun’un 132’inci maddesinin onuncu fıkrasının somut olayda

uygulanabilmesi söz konusu değildir.

Bulgu konusu husus, 2016, 2017 ve 2018 yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda yer

almışsa da idare tarafından rapor yazım tarihine kadar herhangi bir düzeltici işlem

yapılmadığından Denetim Raporuna tekrar alınmıştır.

Fon alacaklarının tahsilini teminen, 6183 ve 5411 sayılı Kanun hükümlerinin tatbik

edilmesi sonucunda takibi ve tahsilatı yapılmış tutarlardan, 2016 yılı içerisinde ayrıntısı

aşağıdaki tabloda gösterilen toplam 196.638.628,29 TL ve 8.305.982,00 GBP tutarlarının

Fon’un yönetim ve denetiminde bulunmayan Fon’a borçlu grup şirketlerinin yapılandırılmış

kamu borçlarına istinaden aktarılması ve Fon alacaklarının teminatını oluşturan hak ve

varlıklarda eksilmeye sebebiyet verilmesi mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir.

Söz konusu eksilmenin Fon tarafından telafi edilmesi gerekmektedir.

 

BULGU 6: Emekliye Ayrılan Fon Kurulu Üyelerinin Özlük Haklarının Mevzuata

Aykırı Olarak Ödenmesine Devam Edilmesi

Fon Kurulu üyeliğine atanan ve görev süresi sona erdiğinde emekliliğe ayrılan Fon

Kurulu eski üyelerine, özlük haklarının mevzuata aykırı olarak ödenmesine devam edildiği

görülmüştür.

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun “Fon Kurulu üyelerinin görevden ayrılması”

başlıklı 126’ncı maddesinde;

“Fon Kurulu Başkan ve üyeliklerine atananların Fon Kurulunda görev yaptıkları

sürece önceki görevleri ile olan ilişkileri kesilir. Ancak, kamu görevlisi iken üyeliğe

atananlar, memuriyete giriş şartlarını kaybetmemeleri kaydıyla, görev sürelerinin sona

ermesi veya görevden ayrılma isteğinde bulunmaları ve otuz gün içinde eski kurumlarına

başvurmaları durumunda atamaya yetkili makam tarafından bir ay içinde mükteseplerine

uygun bir kadroya atanır. Atama gerçekleşinceye kadar bunların almakta oldukları her türlü ödemelerin Fon tarafından yapılmasına devam olunur. Bir kamu kurumunda

çalışmayanlardan Fon Kurulu Başkan ve üyeliğine seçilip yukarıda belirtilen şekilde görevi

sona erenlere herhangi bir görev veya işe başlayıncaya kadar, almakta oldukları her türlü

ödemeler Fon tarafından verilmeye devam edilir. Bu maddede belirtilen nedenlerle üyeliği

sona erenlere Fon tarafından yapılacak ödeme iki yılı geçemez.”

Hükmü yer almaktadır.

Madde düzenlemesinin getiriliş amacı Hükümet Gerekçesi’nde;

“Fon Kurulu Başkan ve üyeliklerine atananların görevleri süresince önceki görevleri

ile ilişkilerinin kesilmesi, bu sayede tarafsızlıkları hakkında muhtemel şüphelerin önüne

geçilmesi, kamu görevlisi iken Kurul üyeliğine atananlardan Kurul üyeliği sona erenlerin

geldikleri göreve dönmelerinde, atama işlemlerinde vuku bulabilecek gecikme halinde

mağduriyetlerini önlemek üzere üç ayı geçmemek şartıyla Fondaki özlük haklarının devam

etmesi öngörülmektedir. Aynı hüküm, özel sektörde çalışmakta iken üye olarak atananlar

hakkında da uygulanabilecektir.” şeklinde açıklanmıştır. Hükümet Tasarısında 3 ay olarak

öngörülen süre 1 yıl olarak kanunlaşmış, bilahare 6300 sayılı Bazı Kanunlar ile Kamu

Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında

Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişikliğe uğrayarak

2 yıl olarak bugünkü şeklini almıştır.

Yapılan incelemelerde, görev süresi sona eren Kurul üyelerinin emekliliklerini talep

ettiği ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kendisine emekli aylığı bağlandığı tespit

edilmiştir. Dolayısıyla anılan Kanun’un 126’ncı maddesi ve Hükümet Gerekçesi birlikte

değerlendirildiğinde, görev süresi sonunda emekli olarak çalışma hayatı sona eren ve eski

görevine dönme gibi bir durumu söz konusu olmadığı için, atama işlemleri nedeniyle herhangi

bir mağduriyeti de söz konusu olmayan Fon Kurulu eski üyelerine, 5411 sayılı Kanun’un

126’ncı maddesi hükmüne göre ödeme yapılması mümkün değildir.

Diğer taraftan, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 115’inci maddesinde düzenlenen

görev yasağına ilişkin; “Fon Kurulu Başkan ve üyeleri, yönetim ve denetimleri Fona

devredilen kuruluşlarda ve bunların doğrudan ya da dolaylı ortaklıklarında, görevlerinden

ayrılmalarını izleyen iki yıl içinde görev alamazlar. Bu fıkra hükmüne uymayanlara 2531

sayılı Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkında Kanunun 4 üncü

maddesinde belirtilen cezalar verilir.” hükmü ile Kanun’un 126’ncı maddesinde düzenlenen Kurul üyeliği sona erenlerin geldikleri göreve dönmelerinde vuku bulabilecek gecikme

halinde mağduriyetlerini önlemek için ödeme yapılabileceği hükmü iki ayrı maddede

düzenlenen iki ayrı konudur. Kanun’un 115’inci maddesinde görevden ayrılan Kurul

üyelerine herhangi bir mali hak verilebileceği düzenlenmediği gibi, bu madde gerekçe

gösterilerek 126’ncı madde kapsamında ödeme yapılamayacağı da açıktır. Bulgu konusu

edilen husus, Kanun’un 126’ıncı maddesi çerçevesinde görev süresi bitiminde emeklilik

talebinde bulunan ve çalışma hayatı sona eren kişilere ödeme yapılamayacağına ilişkindir.

Bulgu konusu husus 2016, 2017 ve 2018 yılı Sayıştay Denetim Raporlarında yer

almışsa da idare tarafından rapor yazım tarihine kadar herhangi bir düzeltici işlem ya da

tahsilat yapılmadığından Denetim Raporuna tekrar alınmıştır.

Sonuç itibariyle, görev süresi bitiminde emekli sandığından emekliliğini talep ederek

ayrılan Fon Kurulu eski üyelerine, 5411 sayılı Kanun’un 126’ncı maddesi hükümlerine aykırı

şekilde yapılan toplam 1.197.856,65-TL’lik ödemenin ilgililerden tahsil edilmesi

gerekmektedir.

 

EN ÇOK KAZANANLAR

  • DAGHL22.00 10.00%
  • UFUK44.96 9.98%
  • BAGFS17.63 9.98%
  • TMPOL18.97 9.97%
  • ORCAY18.10 9.96%

EN ÇOK KAYBEDENLER

  • MAVI39.52 -50.91%
  • SELVA10.39 -9.97%
  • LIDFA5.04 -9.84%
  • GENIL18.18 -9.73%
  • SKTAS3.92 -9.68%

EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER

  • THYAO42.72 0.56%
  • GARAN14.97 -0.07%
  • SAHOL19.23 -0.31%
  • KRDMD14.91 -4.85%
  • SISE19.30 -2.08%

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

DÖVİZ KURU

BIST100 2.390.79 % -1,18
DOLAR 15.6008 % 0,38
EURO 16.3484 % 0,67
BITCOIN 30.143.05 % 0,78
ÇEYREK ALTIN 1.497.89 % 0,56
GRAM ALTIN 930.85 % 0,45