DOLAR 38,0133 % 0.13
EURO 40,9726 % -0.33
STERLIN 49,2032 % -0.16
FRANG 43,0990 % 0.09
ALTIN 3.750,99 % 0,54
BITCOIN 85.139,57 -2.649

VAKTİNE KALAN SÜRE

:
için vakti

JRPG Dünyasının Efsanevi Yolculuğu

Yayınlanma Tarihi : Google News
JRPG Dünyasının Efsanevi Yolculuğu

Sevgili okurlarımız… Bugün sizlere Japon rol yapma oyunları (JRPG) türünün en köklü ve sevilen serilerinden  bahsedeceğim.

personoyun JRPG Dünyasının Efsanevi Yolculuğu

Size uzaktan güzel görünen, ama içine girmeye çekindiğiniz oyun türleri oldu mu? Binim oldu.

Hemen anlatayım…

JRPG’ler evrenleri ve hikâyeleri çok ilgimi çekerken, doğru giriş noktasını bulmak için epeyce uğraştım. Sonunda Persona oyun serisine girmeye karar verdim. Tek sorun, hikâyesel bağlantıları olmadığını bilmeme rağmen, ilk oyundan başlamak istedim. Çünkü, serinin evrimini de görme şansı yakalayabileceğimi düşündüm.

Tek sorun Playstation 1’e çıkan bu oyunu oynayabileceğim platformu bulmaktı… Persona serisinin ilk üç oyununun PSP’ye portlandığını öğrendim ve ilk oyundan başladım. Bu incelememizde ilk oyun olan Shin Megami Tensei, Persona olacak malum bu seri ilk çıktığında Shin Megami Tensei serisinin altında çıktı ve üçüncü oyunu ile bu seriden sıyrılabildi.

Hiç bilmeyenler için kısaca seriden bahsetmek gerekirse, Persona serisi ana karakterlerin okula giden öğrenciler olduğu belli bir olay veya kişiyle persona dene iblislerle etkileşime geçerek olayların başladığı ve karakterlerin yolculuklarına başladığı bir seridir.

oyun3 JRPG Dünyasının Efsanevi Yolculuğu

Ana olay örgüsündeki olaylar ve kişiler toplumsal eleştirilerin vücut bulmuş hali olan rakiplerimizdir. Gerçi sadece rakiplerimiz değil, bizim yönettiğimiz karakter ve yardımcıları da yol boyu karşılaştıkları kişiler ve zorluklardan ders alarak toplumsal maskelerini düşürür ve benliklerini ortaya çıkartırlar.

Oyuna ismini veren personalarsa tasvir olarak dini ve mitolojik unsurlardan beslenirler ve kullanıcısının karakterini yansıtırlar. Konumuz olan, ilk oyuna odaklanırsak çoğu JRPG’de olduğu gibi bu oyunda da sıra tabanlı savaş sistemi vardır. Daha detaylı bahsedebilmek için genel şemamızı biraz değiştirelim ve savaş sisteminden başlayalım .

OYNAYIŞ:

Yukarıda oynayışın sıra tabanlı olduğunu söyledim. Bakalım bu sistem bize nasıl çeşitlilikler sunuyor? Savaşmak dışında düşmanlarınızla konuşmak size ciddi avantajlar sağladığı gibi spell cardlarınıda alabilmenize olanak sağlıyor.

Peki, ne işe yarıyor bu spell cardlar? Hikâye bölümünde daha detaylı bahsedeceğimiz “Igor” isimli yardımcı npc arkadaşımıza götürdüğümüz taktirde bize personalar hakkında bilgi vermenin yanı sıra iki spell cardı birleştirerek bize yeni bir persona yaratma şansı sunuyor.

oyun2 JRPG Dünyasının Efsanevi Yolculuğu

Diyalog kısmı bu şekilde iken, savaşta personalarımızın güçlerini kullanarak saldırma, yakın savaş silahlarımızla ve ateşli silahlarımızla saldırma olmak üzere üç adet saldırı biçimi var. Her düşmanın bu başlıklarda güçlü veya zayıf olduğu saldırılar var ve inatla aynı saldırılarla düşman kesmeye çalışmak bazen sizi üzebilir. O yüzden düşmanlarınızı analiz edin. Tabii ki “yüz küsür iblisin hangisi neye dayanıklı?” diye aklınızda tutmak zorunda değilsiniz. Savaşlardaki analiz butonu daha önce karşılaştığınız her düşmanın zaafını size söylüyor.

Her rol yapma oyununda bulunan karakterlerimize zırh ve silah kuşanmada var bu oyunda. Ben pek üstünde düşmedim. Bu sistemin yer yer denk geldiğim, satıcılardan yüksek seviye zırhları seçtim ve giydim. Oyun boyu sanıyorum toplam üç kez karakterlerimin zırh ve silahlarını değiştirdim. Yani sistem fazla detaylı değil; ama istatistiksel açıdan güvenilir.

Aşağı yukarı her şeyde bu kadar. Haydi şimdi, bir JRPG için işin en önemli kısmına yani hikâyeye geçelim.

HİKÂYE:

Kabaca genel hatlardan başlayarak detaylandırmaya çalışarak girişimizi yapalım.

Okula yeni gelen ve küpeli çocuk lakabıyla tanınan karakterimiz, sınıf arkadaşlarıyla “Persona” isimli bir oyun oynamaktadır. (Serinin şu anki haliyle isim biraz komik geliyor ama, o dönem bu seri SMT idi.) Oyun tamamlanınca doğa üstü olaylar olmaya başlar ve karakterlerimiz bayılır ve ana karakterimiz bilinç ve bilinçsizlik arası bir boyutta gözlerini açar ve Flemon isimli karakterle karşılaşır. Flemon’a bir parantez açalım kendisi Persona serisindeki olaylardan sorumludur ancak olaylara doğrudan müdahale edemez veya gidişatı değiştiremez. Karakterlerimize maskelerini düşürmeleri için yol gösterir ve iyiyi öğütler ve yardımcısı Igor’da girişte anlattığım gibi karakterlerimize yardım eder.  Flemon karakterimize personasını verir ve karakterimiz uyanır. Arkadaşlarıyla hastanede yatan sınıf arkadaşları Maki’yi ziyarete giderler Maki ilk okuldan beri hasta ve zayıf biridir bu nedenle okula dahi gelemez. Karakterlerimiz Maki’nin bulunduğu hastaneye ulaşır ve her yeri iblislerin sardığını görürler ve katları temizleyerek Maki’nin odasına kadar gelirler. Fakat Maki yatakta hasta yatmak yerine karakterlerimizi karşılar; hatta ekibimize dahi katılır. Daha sonra karakterlerimiz şehirde yaşanan olayların Persona oyunu yüzünden değil, Kandori isimli bir adam yüzünden olduğunu örenerek Kandori’nin peşine düşerler.

oyun1 JRPG Dünyasının Efsanevi Yolculuğu

Ana hatları ile hikâyemiz bu şekilde. Tabii ki aralarda yaşanan olayla ve karşılaşılan bosslar ve bossların karakterleri bile seriye uygun şekilde toplumsal olayları ve korkuları eleştirecek konseptte yazılmış. Özgüven eksikliği, aşağılanma, tanrı kompleksi gibi başlıklarla karşımıza çıkıyor. Çeşitlilik açısından güzel olsada bu durum tam olarak karakterlerini aktarabildiklerini düşünmüyorum; bossların pek çoğu epey yüzeysel kalmışlar. Yinede Persona oynayıp deneyimlediğim için mutlu olduğum bir oyun. Oynadığım ilk JRPG olarak bende özel bir yere sahip

Sonuç olarak, iyisiyle kötüsüyle benim için özel yere sahip, hikâyesini genel olarak beğendim ve oynarken keyif aldığım finaliyle de bana pozitif duygular yaşayarak ayrıldığım bir oyun oldu. Özetle, genel olarak  JRPG’lere ilgi duyanlara tavsiye edebilirim.

YORUM YAP